Geçtiğimiz aylarda Ağrı’nın çalışkan bürokratlarından biri olan Et ve Süt Kurumu Müdürü Hasan Keskin üzerine güzel bir köşe yazısı kaleme almıştım. Çünkü inanıyorum ki marifet iltifata tabidir. Bir insan çalışıyorsa, emek veriyorsa, kurumuna ve şehrine katkı sunuyorsa bunu görmek, yazmak ve kamuoyuyla paylaşmak gerekir.
Biz de bu köşede zaman zaman çalışan insanları, üreten bürokratları, şehrine değer katan isimleri yazmaya gayret ediyoruz. Ağrı’da gerçekten bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar çalışkan bürokrat varsa, bana göre Hasan Keskin bu isimlerden biridir. Et ve Süt Kurumu gibi doğrudan üreticiye, vatandaşa, hayvancılığa ve şehir ekonomisine temas eden bir kurumun başında bulunmak kolay değildir. Hele Ağrı gibi hayvancılık potansiyeli yüksek ama bu potansiyeli yıllardır yeterince değerlendiremeyen bir şehirde bu görev daha da önemlidir.
Bugün Hasan Keskin’in kıymetli bir misafiri vardı. Ağrı Valisi Dr. Önder Bozkurt, Et ve Süt Kurumu nu ziyaret etti. Bence bu ziyaret sıradan bir kurum ziyareti olarak görülmemeli. Çünkü burada iki çalışkan isim bir araya geldi. Bir tarafta Ağrı’nın meselelerine bütüncül bakan, şehrin röntgenini iyi çektiğini düşündüğümüz Vali Bozkurt; diğer tarafta kurumunda ciddi bir dönüşüme imza atan Hasan Keskin vardı.
AĞRI DÖNERİ SADECE BİR LEZZET DEĞİL, ŞEHRİN MARKASIDIR
Vali Bozkurt’un Et ve Süt Kurumu ziyaretinde üzerinde durduğu başlıklardan biri Ağrı Döneri oldu. Aldığım bilgilere göre Sayın Valimiz, Ağrı Döneri’nin tanıtımının daha güçlü yapılması, mevcut marka değerinin daha geniş pazarlara taşınması ve pazar payının artırılması konusunda Hasan Keskin ile istişarelerde bulundu.
Açık konuşmak gerekirse Ağrı Döneri zaten bu şehrin en önemli markalarından biridir. Bu lezzeti bilen bilir. Ağrı dışında yaşayan hemşehrilerimizin bile memleket hasretini giderdiği lezzetlerden biri Ağrı Döneri’dir. Ancak mesele yalnızca Ağrı’da bilinmesi değildir. Bu ürünün Erzurum’da, Van’da, Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de, Bursa’da ve büyük metropollerde daha güçlü şekilde tanıtılması gerekir.
Ben buradan bir fikir de sunmuş olayım: Ağrı’da bir Döner Festivali neden olmasın?
Bütün dönercilerin katıldığı, Et ve Süt Kurumu nun üretim kalitesiyle destek verdiği, Valilik, belediye, ilgili kurumlar ve esnafın birlikte sahip çıktığı bir Ağrı Döneri Festivali bu şehir için çok güzel bir tanıtım hamlesi olabilir. Bugün birçok şehir bir yemek üzerinden kendisini tanıtabiliyor. Kimi kebabıyla, kimi baklavasıyla, kimi peyniriyle, kimi kahvaltısıyla marka oluyor. Ağrı’nın da döneriyle daha fazla anılması, gastronomi turizmi açısından değerlendirilecek önemli bir fırsattır.
Ağrı Döneri yalnızca lokantalarda tüketilen bir ürün değil; doğru anlatılırsa bu şehrin kültürünü, hayvancılığını, et kalitesini ve sofrasını temsil eden güçlü bir değerdir. İşte bu yüzden Vali Bozkurt’un bu meseleye kafa yorması kıymetlidir.
İKİNCİ ET TANZİM MAĞAZASI VATANDAŞ İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM OLUR
Ziyarette ele alınan önemli başlıklardan biri de et tanzim satış mağazası meselesiydi. Bilindiği gibi Ağrı’da Et ve Süt Kurumu nun mevcut satış noktası özellikle bazı dönemlerde yoğun talep görüyor. Ramazan ayı gibi et ihtiyacının arttığı zamanlarda vatandaşların uzun kuyruklar oluşturduğu, saatlerce et alabilmek için beklediği hepimizin bildiği bir gerçek.
Bu durum aslında iki şeyi gösteriyor. Birincisi, vatandaş Et ve Süt Kurumu na güveniyor. İkincisi, mevcut arz talebi karşılamakta yetersiz kalabiliyor. Talep fazla, satış noktası sınırlı olunca kuyruklar da kendiliğinden oluşuyor.
Hasan Keskin ve Vali Bozkurt’un yaptığı istişarelerde, ikinci bir et tanzim satış mağazasının açılması fikrinin gündeme gelmesi bu açıdan son derece önemlidir. Edindiğimiz bilgilere göre, Et ve Süt Kurumu önünde ikinci bir satış mağazasının oluşturulması ve mevcut yoğunluğun azaltılması yönünde bir çalışma düşünülüyor.
Bu adım hayata geçerse vatandaş açısından ciddi bir kolaylık sağlayacaktır. İnsanların kaliteli, güvenilir ve uygun şartlarda ete daha rahat ulaşması sağlanacaktır. Aynı zamanda kurumun vatandaşla temas gücü artacak, ürün çeşitliliği konusunda da yeni bir alan açılacaktır.
Burada yalnızca ikinci mağaza değil, ürün çeşitliliğinin artırılması da önemlidir. Ağrı gibi hayvancılık potansiyeli yüksek bir şehirde Et ve Süt Kurumu nun daha fazla ürünle vatandaşın karşısına çıkması, hem kurumun etkinliğini artırır hem de şehirdeki üretim gücünü daha görünür hale getirir.
HASAN KESKİN DÖNEMİNDE KURUMDA CİDDİ BİR DÖNÜŞÜM YAŞANDI
Vali Bozkurt’un ziyareti yalnızca istişareyle sınırlı kalmadı. Kurumun üretim birimleri, kesimhane, soğuk hava depoları, hayvan bekleme padokları ve diğer alanları da incelendi. Burada ayrıca Hasan Keskin döneminde Et ve Süt Kurumu nda yapılan dönüşümü de ayrıca görmek gerekiyor.
Ben bunu daha önce de yazmıştım. Hasan Keskin döneminde kurum adeta yeniden ele alındı. Kesimhaneden depolamaya, soğuk hava alanlarından üretim bölümlerine, döner kesim süreçlerinden idari binaya kadar birçok noktada yenileme ve modernizasyon çalışmaları yapıldı. Kurumun fiziki şartlarında ciddi iyileştirmeler gerçekleştirildi. Tabiri caizse Et ve Süt Kurumu Ağrı’da yeniden ayağa kaldırıldı.
Bu şehirde çalışan insanı görmek gerekiyor. Çünkü bazen bürokratlar sadece koltuk doldurur, bazen de bulunduğu kuruma ruh katar. Hasan Keskin’in yaptığı çalışmalara baktığımızda ikinci grupta yer aldığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Kurumun daha düzenli, daha modern, daha işlevsel ve daha üretim odaklı hale gelmesi tesadüf değildir.
Vali Bozkurt’un da çalışan insanı sevdiğini düşünüyorum. Çünkü kendisi de Ağrı’da göreve geldiği günden bu yana birçok alanda aktif bir yönetim anlayışı ortaya koyuyor. Afetten sanayiye, kültürden spora, hayvancılıktan sınır ticaretine kadar birçok başlıkta Ağrı’nın geleceğine dokunan bir yaklaşım sergiliyor.
Bu nedenle Vali Bozkurt ile Hasan Keskin’in bir araya gelmesini önemli buluyorum. Çünkü iki çalışan insanın hasbihali de verimli olur. Bir şehirde bürokrasi böyle çalışırsa, kurumlar böyle istişare ederse, ortaya da güzel işler çıkar.
Bugün Et ve Süt Kurumu nda konuşulan başlıklar, aslında Ağrı’nın geleceği açısından küçük ama etkili adımlardır. Ağrı Döneri’nin daha güçlü tanıtılması, ikinci et tanzim satış mağazasının açılması, ürün çeşitliliğinin artırılması, üretim süreçlerinin geliştirilmesi ve kurumun bölge hayvancılığına daha fazla katkı sunması bu şehir için önemlidir.
Ağrı’nın hayvancılık potansiyeli yıllardır konuşuluyor. Ama potansiyeli konuşmak yetmez. Onu işlemek, pazara taşımak, markaya dönüştürmek ve vatandaşa fayda olarak sunmak gerekir. İşte Et ve Süt Kurumu bu noktada kritik bir yerde duruyor.
Ben Hasan Keskin’i yeniden tebrik ediyorum. Güzel işlere imza atıyor. Sayın Valimiz Dr. Önder Bozkurt’a da bu tür çalışan isimleri görmesi, desteklemesi ve şehrin değerleri üzerine kafa yorması nedeniyle teşekkür etmek gerekir.
Ağrı’nın ihtiyacı olan şey tam da budur: Çalışan bürokrat, gören yönetici, destekleyen devlet aklı ve üreten şehir anlayışı.
Eğer bu anlayış büyürse, Ağrı sadece sorunlarıyla değil; döneriyle, hayvancılığıyla, üretimiyle ve çalışkan insanlarıyla da konuşulan bir şehir olur.