AK Parti Eski Milletvekili Mehmet Metiner, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti hükümetine yönelik açıklamalarına sert tepki göstererek, kullanılan dili “siyasi sabotaj” ve “provokasyon” olarak nitelendirdi.
Mehmet Metiner, Türkiye’de yürütülen yeni çözüm sürecine ilişkin değerlendirmesinde, Tülay Hatimoğulları’nın Halk TV’de yaptığı açıklamaların yalnızca Filistin-Kürt meselesi bakımından değil, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti hükümetine yönelik yaklaşımı açısından da sorunlu olduğunu savundu. Metiner, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde sorunu kökten çözmeye yöneldiği bir dönemde, sürecin mimarı olarak gördüğü Cumhurbaşkanı ve hükümetin ağır ifadelerle hedef alınmasının sürece zarar vereceğini ileri sürdü.
Metiner, Hatimoğulları’nın DEM Parti’yi temsil eden bir isim olması nedeniyle söz konusu açıklamaların yalnızca kişisel değerlendirme olarak görülemeyeceğini belirterek, meselenin doğrudan DEM Parti’nin süreçteki siyasi tutumuyla ilgili olduğunu ifade etti.
SÜRECİ DİNAMİTLEYEN BİR PROVOKASYON DİLİ
Metiner, Hatimoğulları’nın açıklamalarına ilişkin, “Türkiye’nin Cumhurbaşkanımız liderliğinde sorunu kökten çözmeye yöneldiği bir dönemde Halk TV’de kalkıp çözümün mimarı olan Cumhurbaşkanımızı ve hükümetimizi Netanyahu’nun ağzıyla ve onun söylemiyle suçlamaya kalkışmak tam da sürece çekilen bir siyasi sabotajdır” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çözüm sürecindeki rolüne dikkat çeken Metiner, “Sorunu çözecek yegâne aktör olan Cumhurbaşkanımızı o eski Türkiye’nin sekter sol ağzıyla düşmanlaştıran bu dil, süreci dinamitleyen bir provokasyon dilidir” dedi.
Hatimoğulları’nın DEM Parti’de temsil makamında bulunduğunu hatırlatan Metiner, “Hatimoğulları herhangi biri değildir. DEM Parti’yi temsil makamında olan biridir. Dolayısıyla sorun, sürecin selameti açısından DEM Parti’yi ilgilendiren bir sorundur” değerlendirmesinde bulundu.
Metiner, DEM Parti’nin Hatimoğulları’nın yaklaşımını benimsemesi halinde çözüm için gerekli siyasi iş birliğinin de zora gireceğini savunarak, “DEM Parti süreci dinamitleyen bu anlayışı ve dili kendi anlayışı ve dili olarak kabul ediyorsa o zaman süreç için gerekli olan ittifak ve iş birliğinin de kapılarını kapatıyor demektir. Buradan çözüm çıkmaz” ifadelerini kullandı.
DEVLET-HÜKÜMET AYRIMI YOK
Metiner açıklamasının devamında, Hatimoğulları’nın devlet ile hükümeti birbirinden ayıran yaklaşımına da tepki gösterdi.
“Hatimoğulları bilmiyorsa öğrensin: Devlet-hükümet ayrımı yok. Devlet, o devleti yöneten sivil iradenin ta kendisidir” diyen Metiner, AK Parti’nin yalnızca iktidardaki bir parti olarak değerlendirilmesini de doğru bulmadığını belirtti.
Metiner ayrıca YENİ Parti’nin süreç yasası karşısındaki tutumuna atıfta bulunarak, “O YENİ Parti zihni iktidarda olsaydı bugün süreçten dahi bahsedilemezdi” ifadelerini kullandı.
Hatimoğulları’nın çözüm sürecinin iki önemli siyasi aktörüne ve özellikle AK Parti’ye yönelik eleştirilerini sürdürmesini de eleştiren Metiner, “Çözümün cesur iki liderini ve özellikle çözümün devlet katındaki uygulayıcı gücü olan AK Parti’mizi sakil bir dille suçlamaktan geri durmuyor” dedi.
SÜREÇ DEVAM EDECEK
Metiner, Hatimoğulları’nın kullandığı dili “süreci enfekte eden” bir yaklaşım olarak nitelendirirken, buna rağmen sürecin devam edeceğini savundu.
“Hatimoğulları sanki giderayak süreci enfekte etmeyi eksene alan bir misyonu üstlenmiş görünüyor. Süreç DEM içindeki Hatimoğulları gibi düşünenlere rağmen devam edecek” ifadelerini kullanan Metiner, bu tür suçlamaların da siyasi karşılıksız kalmayacağını söyledi.
Metiner, yeni dönemde süreci yürüten siyasi aktörler arasında daha güçlü bir ittifak ve ortaklaşma beklediklerini belirterek, Hatimoğulları’nın tam tersine çatışmacı bir dil kullanmasının dikkat çekici olduğunu ifade etti.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in konuya ilişkin değerlendirmesine de atıfta bulunan Metiner, DEM Parti’nin açıklamaları kendi içinde değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
Metiner açıklamasını, “Siyasi kavga istiyorlarsa bilsinler ki AK Partimiz sürece zarar verecek siyasi kavgaların içinde olmaz ama hiç kimseyi de karşılıksız bırakmaz. Bunun nasıl bir soruna dönüşeceğine veya çözüme ne katkı sağlayacağına da artık DEM Parti’nin kendisi karar versin” sözleriyle tamamladı.