Güncel

“Mehmet Metiner: Ömer Çelik’in Sürecin Yasasına Dair Önemli Çağrısı”

MHP’nin Bilge Liderinin de içinde bulunduğu bu devlet aklının Ömer Çelik üzerinden yaptığı çağrı bu yüzden hayati önemdedir.


AK Parti’mizin bilgi ve birikiminin yanısıra devlet tecrübesiyle de olgunlaşmış aklı olarak gördüğüm sözcüsü Ömer Çelik’in dünkü basın toplantısında sürece dair söyledikleri önemliydi.

Ömer Çelik’in bir bütün olarak dediklerinden çıkarsanabilecek tek sonuç, sürecin artık sonuna başarıyla geldiğimizdir.

Sürecin başarıyla taçlandırılması için gerekli olan yasal altlığın oluşturulması için düğmeye basıldığını bilmek elbette sevindirici.

Bu bağlamda Ömer Çelik’in şu sözleri yüreğimize su serpmiş,umudumuzu büyütmüştür:

“Terör örgütünün ortadan kalkacağı, silahlı yapının sona ereceği yasal çerçeve aşamasına gelindi.”

Bu sözler Ömer Çelik’in kişisel sözleri değildir elbet.

Sürecin içinde olan ve süreci olgunlaştıran siyasal aklın çok önemli bir unsuru olan bir aktörün sözleri olarak okunduğunda gelinen bu aşamanın Cumhurbaşkanımızın devlet adına onay verdiği bir aşama olduğunu teslim etmekte kimse zorlanmaz sanırım.

MHP’nin Bilge Liderinin de içinde bulunduğu bu devlet aklının Ömer Çelik üzerinden yaptığı çağrı bu yüzden hayati önemdedir.

Münhasıran süreçle alakalı ve geçici “Çerçeve Kanun” için Ömer Çelik’in yaptığı çağrı, sorunun kalıcı çözümü için herkesin ve her kesimin elini taşın altına koymasıdır.

Bu katkının ortak iradeye dönüşmesi çağrısında bulunan Ömer Çelik’in milletin basiretine ve devletin büyük tecrübesine yaptığı vurgu da çok önemlidir.

Ömer Çelik’in iradeyi ortaklaştırma çağrısı, eleştirisiz bir kabulü içermiyor; tersine çözüm odaklı olumlu eleştirilerle ete kemiğe bürünen bir iradeyi işaretliyor.

Bu eleştirel katkı, özünde eleştirel sahiplenmeyi içerdiğinde o büyük devlet tecrübesi milletin derin basiretiyle buluşup köklü ve kalıcı bir çözümün kapısını ardına kadar aralar.

Bu süreçte siyasi muarızlığa ne gerek vardır ne yer vardır.

Çünkü bu bir memleket meselesidir.

Ve bu sorun çözüldüğünde memleket kazanacaktır.

Hep birlikte kazanacağız.

“Çerçeve Kanun” ivedilikle hazırlanmalıdır.

Cesaretli adımlarla süreç taçlandırılmalıdır.

Zamana yayan ve yeni belirsizlikleri barındıran ve dahi ilerde süreci enfekte etme ihtimali olan hiç bir boşluğa yer bırakmayacak bir anlayışla bu kanlı sorun kökten çözülmelidir.

Artık Türkiye’nin bir dağ sorunu olmamalıdır.

Dağdakiler sorunu hiç olmamalıdır.

Dağ bütünüyle boşaltılmalı ve dağdakilerin devlet ve toplumla bütünleşme süreçleri için gerekli olan yasal düzenlemeler cesaretle yapılmalıdır.

Dağı bütünüyle cazibe merkezi olmaktan çıkartacak, başka bir deyişle, artık hiç kimsenin sorunların çözümü için siyasetin dışında başkaca hiç bir yöntemi aklının ucundan dahi geçirmediği/geçirmeyeceği daha demokratik ve özgürlükçü bir Türkiye Yüzyılı’nın inşa süreci başlamalıdır.

Ömer Çelik’in dediği gibi, bu konuda ortaklaşmak hepimizin boynunun borcu olarak görülmelidir.

Umarım ve dilerim bu kritik eşiğin aşılmasında hepimiz üstümüze düşeni yapmaktan geri durmayız.

Kim ki süreci boşa düşürecek ve bozacak bir davranış ve siyasa içine girerse akacak kanın vebali gayrı onların boynunda olacaktır, biline!