Güncel

Mehmet Metiner: Kürtsüz Türk Eksiktir, Türksüz Kürt Tam Değildir

Mehmet Metiner, Türkler ile Kürtlerin kendi kimliklerini koruyarak ortak bir gelecek inşa etmeleri gerektiğini belirterek, silahların bırakılmasından sonraki toplumsal ve siyasi sürecin tarihî önem taşıdığını söyledi.

Mehmet Metiner, Türkler ile Kürtlerin kendi kimliklerini koruyarak ortak bir gelecek inşa etmeleri gerektiğini belirterek, silahların bırakılmasından sonraki toplumsal ve siyasi sürecin tarihî önem taşıdığını söyledi.

Siyasetçi ve yazar Mehmet Metiner, Türk-Kürt kardeşliği ile Türkiye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Farklılıkların inkâr edilmeden kabul edilmesi gerektiğini vurgulayan Metiner, Türkler ile Kürtlerin kendi aidiyetleriyle var olurken anlamlı bir bütünlük oluşturabileceğini ifade etti. Metiner, “Kürtsüz Türk eksiktir. Türksüz Kürt tam değildir” sözleriyle birlik ve kardeşlik vurgusu yaptı.



HERKES KENDİSİ GİBİ KALARAK BÜTÜNÜN PARÇASI OLACAK

Kürtlerin kendi kimlik ve aidiyetleriyle var olduklarını belirten Metiner, bunun kimlik siyaseti veya etnik aidiyetin yüceltilmesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Metiner, farklılıkların Allah’ın ayetlerinden biri olduğuna işaret ederek şu ifadeleri kullandı:

“Kürtler kendi aidiyetleriyle vardırlar. Bu aidiyetle var olma iddiası, kimlik siyaseti veya etnisite tapınmacılığı değildir; Allah’ın ayetlerinden birinin kabulü demektir.”

Metiner, Kürtlerin olmadığı bir Türk kimliği ve Türklerin olmadığı bir Kürt kimliği tasavvurunun eksik kalacağını belirterek, farklılıkların siyasi ve toplumsal bir mimariye dönüştürülmesi gerektiğini savundu. Toplumsal birlik anlayışının herkesin kendi kimliğini koruması temelinde kurulması gerektiğini dile getiren Metiner, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kürtsüz Türk’ü imkânsız görenler, Allah’ın ayetlerinden biri olarak addedilen bu farklılık olgusunu siyasi ve sosyal bir mimariye dönüştürmek gerektiğine yürekten inanırlar. Herkes kendisi gibi kalarak kendini özgürce geliştirebilecek ama bir diğeriyle de anlamlı bir bütünlük oluşturacaktır.”

“ASIL TARİHÎ ÖNEM TAŞIYAN SONRAKİ İNŞA SÜRECİDİR”

Kardeşlik anlayışının inanç temelinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Mehmet Metiner, Türkiye’nin yeni bir dönemin eşiğinde bulunduğunu söyledi. Metiner, bu dönemi inkârdan kabule, ayrılıktan birliğe ve yıkımdan inşaya geçiş süreci olarak tanımladı.

“Akidemizin öngördüğü kardeşlik tam olarak budur. Bir büyük millet olma tasavvuru da budur. İnkârdan kabule, ayrılıktan birliğe, yıkımdan inşaya evrilen yeni bir dönemin eşiğinde bulunuyoruz” diyen Metiner, söz konusu eşiğin aşılması hâlinde Türkiye’nin güçlü bir kardeşlik modeliyle uluslararası alanda daha etkili bir konuma ulaşacağını ifade etti.

Mehmet Metiner, sürecin yalnızca silahların bırakılması üzerinden değerlendirilmesinin eksik olacağını belirterek, “Bu eşiği aştığımızda Türkiye bu anlamlı ve güçlü kardeşlik projesiyle tarih sahnesinin en güçlü aktörü olacaktır. Süreci silahların bırakılmasından ibaret görenler yanılırlar. Asıl sonrasındaki inşa süreci çok daha tarihî önemdedir ve çok daha gereklidir” ifadelerini kullandı.