DOLAR 32,5361 0.1%
EURO 34,9274 0.11%
ALTIN 2.464,550,13
BITCOIN 1984034-5,15%
Ağrı
18°

KAPALI

04:46

İMSAK'A KALAN SÜRE

Mehmet Metiner: “Kürtleri yakanlar…”

Mehmet Metiner: “Kürtleri yakanlar…”

ABONE OL
11:59 | 27 Aralık 2022 11:59
Mehmet Metiner: “Kürtleri yakanlar…”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Demokrasi ve Birlik Derneği’nin Genel Başkanı Mehmet Metiner bugünkü köşe yazısında, Fransa’da gerçekleştirilen terör olayıyla Kürtlerin kötülenmesine değindi.

Genel Başkan Metiner’in yazısında, “Psikolojik sorunları olduğu iddia edilen bir Fransız ırkçısının Paris’te Ahmet Kaya Kültür Merkezi’ne yaptığı saldırı sonrasında PKK bayraklarıyla sokağa dökülenlerin vandalizmle buluşan tavırları dikkat çekicidir.

Kürtlerin PKK üzerinden bir kez daha kriminalize edilmeleri gözden kaçırılmaması gereken bir olgudur.

Bir yanda Kürt denildiğinde akla sadece ve yalnızca PKK’nın gelmesi istenirken, öbür yanda da PKK üzerinden çözümü sadece şiddette gören bir Kürt algısının oluşturulması istenmektedir.

Paris saldırısının, Kürtler üzerinden oyun kuran veya Kürtleri kurdukları oyunların birer figüranı kılmak isteyen malum güçlerin istihbarat operasyonlarından biri olduğunu söylemek için kâhin olmaya gerek yok.

Olay olur olmaz malum örgütün suçu hemen Erdoğan Türkiye’sinin üstüne atması, daha doğrusu Erdoğan’ı hedef tahtasına oturtması, Kürtler üzerinden kurgulanan senaryoda Kürtleri Erdoğan’la düşmanlaştırma amacının başat bir konumda olduğu anlaşılıyor.

Belli ki o örgüte biçilen rol bu.

Türkiye’de kadim ret-inkâr ve asimilasyon politikalarını sonlandırarak “Kürt sorunu”nu çözen Erdoğan’ın karşısına Kürtleri çıkartmak, aslında Erdoğan’ın yanında olması gereken Kürtleri Erdoğan’ın düşmanı kılmak, o örgütün en vazgeçilmez hedefi haline gelmiş durumda.

Örgütün Kürtlük ekseninde öfkeyle ve şiddetle harmanlaşmış sözde milliyetçi bir bilinci dalga dalga yükseltip Erdoğan düşmanlığına tahvil etme senaryosu için, Paris saldırısı bulunmaz bir koz.

Demokratik ve barışçıl tepkiler yerine şiddetin ön plana alındığı gösterilerin sahnelenmesi, kuşkusuz orta yerde bir örgüt talimatı olduğunu gösteriyor.

Malum örgüt bu şiddet gösterileriyle yeni bir pazarlık kozunu da kendince masaya sürmüş bulunuyor.

Türkiye’nin Suriye’deki varlığına yönelik kapsamlı hava operasyonlarında kendilerini yalnız bırakan Avrupa’ya “Gerekirse sizi yakarız!” mesajı veren örgütün, son kertede bu eylemlerden kazançlı çıkma hesabı yaptığı da sır değil.

Kendi adıma, başta Fransa olmak üzere diğer Avrupa devletlerinin besledikleri bu örgütün terör eylemlerinden rahatsızlık duyup politika değişikliğine gidecekleri kanaatinde değilim. Macron’un, “Fransa Kürtleri” tabirini herkes önemle not etmelidir.

PKK üzerinden Kürtleri Erdoğan’la düşmanlaştırmak ve Avrupa’yı da Suriye’deki PKK yanlısı politikalarında yanında tutmak isteyen ABD derin aklının bu oyundaki dahli görülmezse, Kandil’in talimatıyla Avrupa’nın ateşe verilmesi sürecini doğru okumak da mümkün olmaz.

Türkiye Meclisi’nde bulunan HDP’nin Türk kökenli eski eş genel başkanlarından Sezai Temelli’nin attığı “Paris yanıyor, yansın Paris” tiviti, Kürtlerin öfkesine oynayanların nasıl kendileri için kanlı bir iktidar geleceği planladıklarının da apaçık göstergesi.

Kendileri oturdukları yerden emir verecekler, Kürtler de sokağa dökülüp yakıp yıkacaklar, sonra derin mağduriyetler yaşayacaklar, ama sonuçta o oyundan kendileri kârlı çıkacak…

Kürtleri sadece mağdur eden ve Kürtlerin mağduriyetlerinden yalnızca nemalanma yoluna giden bu zihniyet sahipleri, Erdoğan’la kendi ideolojik hesaplaşmalarını ne yazık ki Kürtleri kullanarak yapmaktadırlar. Dahası, Erdoğan’ı kendi çıkarları için tehdit olarak görüp tasfiye etmek isteyen küresel ve bölgesel devletlerin oyun planlarında Kürtleri aparat olarak kullanmak istemektedirler.

Kürtlerin daha özgür ve müreffeh yaşamaları onların hiç mi hiç umurlarında değil.

Kürtlerin kanı ve gözyaşı üzerinden sadece kendileri için bir iktidar amaçlıyorlar.

Kürtler kendi üzerlerinden kurgulanan böyle bir oyunun figüranları olmayacaklarını gösterdikleri gün, kendi gövdeleri üzerine oturtulmak istenen bu başların da kendi başları olmadıklarını anladıkları gün, işte o gün, bu oyun bozulacaktır.

O gün, pek uzak değil.

Demokrasi ve Birlik Derneği (DEMBİR-DER) olarak ülke sathında başlattığımız TÜRKİYE YÜZYILINDA KÜRTLER konulu panel ve söyleşilerle tam da bu gerçekliği göstermeye çalışıyoruz.

Kürtler üzerinden kurulmak istenen oyunu da, Kürtlere kurulan tuzağı da biz Kürtler görüyoruz.

Paris’te sahnelenen oyun, içimize yapılan hamlelerin sadece kanlı bir parçasından ibarettir.

Bu oyunu bozmak için yeni bir Kürt bilincine ve temsiline ihtiyaç var.

Demokrasi ve birlik isteyen Kürtlerin güçlü temsiliyle bu oyun bozulacaktır elbet.

Hadi kol kola girip bu oyunu birlikte bozalım.

SURİYE’DE FEDERASYON OLURSA RAHATSIZ MI OLURUZ?

Bir şey söylüyoruz. Bir bütünlük arz eden bir bakış açısıyla. Birileri sözcükleri bağlamından kopartıp aktarmayı gazetecilik sanıyor. Dahası, senin de yanlış anlaşılmana attığı başlıkla katkı sağlıyor.

“Suriye’nin kuzeyindeki federasyondan hükümetimiz rahatsızlık duymaz” sözümün başına gelen de bu oldu.

Başlığı okuyan sanki benim PKK’nın kantonal yönetimlerine arka çıktığımı, dahası AK Parti hükümetimizin de bundan rahatsızlık duymayacağını sanır.

Dediğim aynen şu:

Erdoğan liderliğindeki hükümetimiz asla Kürtlerin kazanımlarından rahatsızlık duymaz; tersine bu kazanımları kendi kazanımları olarak görür. PKK ile yürütülen mücadele, Kürtlerin kazanımlarından duyulan bir rahatsızlık anlamına gelmez.

Dahası, Kürtlere düşmanlık anlamına hiç gelmez. PKK’ya karşı mücadele, bir anlamda eli silahlı Stalinist bir örgüte karşı Kürtleri özgürleştirme mücadelesidir. Zira bugün Kürtlerin en büyük sorunu kendilerine silahlarıyla zorla hükmetmeye çalışan PKK’dır. Kürtlerin “PKK sorunu” görmezlikten gelinemez.

Suriye halkı yarın özgür iradesiyle yeni anayasasını yapar ve bu anayasa tıpkı Irak’takine benzer federal bir yönetim sistemini içerirse AK Parti Hükümetimiz bundan rahatsızlık duymaz. Irak’taki Kürt federal yönetimiyle nasıl anlamlı ve derin kardeşlik ilişkisine dayalı ilişkiler geliştiriyorsa Suriye’deki federal yönetimiyle de aynı ilişkileri geliştirir. Sorun Türkiye düşmanlığı yapan ve Kürtlere de zulmeden PKK terör örgütünün bizatihi kendisidir.

Türkiye sadece kendi bekası ve birliği için PKK terör örgütüyle mücadele etmiyor, aynı zamanda Suriye Kürtlerinin de özgürlüğü için mücadele ediyor. Erdoğan liderliğindeki hükümetimizin Kürtlerin kazanımlarından rahatsızlık duyduğunu iddia etmek, bühtandır.

Dediğim bundan ibarettir.” sözleri yer aldı.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.