Demokratik İslam Konferansı” düzenlemiş birileri Diyarbakır’da.
Tanımlama yanlış bir kere.
İslam, İslam’dır.
Ne yani, birileri de kalkıp “Totaliter İslam”,
Veya “Diktatoryal İslam” mı desin?
İslam’ın kendisi bütünüyle olumludur, aktır, paktır, azizdir..
İslam’ı demokrasi üzerinden olumlamaya, aklamaya, yüceltmeye çalışmak, sorunlu ve özürlü bir yaklaşımdır.
Demokrasi bir inanç, bir amentü değil, yalnızca bir yönetim biçimidir.
Demokrasi yönetim biçiminin ilkelerini ortaya koyan bir siyasal kültürün adıdır.
Demokrasi tek biçimli değildir.
Demokrasi bir yönetim biçimi olarak değişkenlik arz eder.
Demokrasinin her ülkede uygulama biçimi farklıdır.
Demokrasi kusursuz ve eksiksiz, yani en mükemmel bir yönetim biçimi olmadığı gibi tek bir modeli olan bir yönetim tarzı da değildir.
Yönetimde aslolan adaletin sağlanmasıdır.
Yöneticilerin seçilme biçimidir.
Yönetilenlerin yönetime katılma, yönetimi denetleme biçimidir.
Yöneticilerle yönetilenlerin hukukunun belirlenmesidir.
Adalet, özgürlük, siyasi temsil ve katılım gibi ilkelerin üzerinden yükselen bir yönetim tarzı farklı sosyolojiye ve tarihsel koşullara sahip ülkelerde farklı yönetim tarzlarıyla pekala gerçekleşebilir.
Aslolan bu ilkelerin vücut bulmasıdır.
Batılı tanımlarla konuşacak olursak monarşi ile demokrasi pekala içiçe olabilir, pekala monarşik olmayan demokrasiler de pekala mümkün olabilir.
Kralı olan bir ülkede demokrasinin olmadığını söylemek ne kadar yanlış ise kralsız demokrasi olabileceğini söylemek de bir o kadar doğrudur.
Krallık sistemini hala sürdüren İngiltere’nin, İsveç’in, İsviçre’nin, Hollanda’nın vs aynı zamanda demokrasi olmadığını kim söyleyebilir?
Diyeceğim o ki dinlerin veya inanç sistemlerinin önüne demokratik kelimesini koymak fazlasıyla yanlış ve sorunlu bir bakış açısıdır.
En fenası İslam gibi bir dini demokrasi üzerinden olumlayıcı, aklayıcı ve yüceltici bir bakış açısı son derece yanlış ve yanıltıcıdır.
İslam’ın farklı siyasal yorumları olabilir.
İslam’dan hareketle demokratik bir yönetim tarzında karar kılan yorumlar olabildiği gibi El-Kaide DEAŞ vb İslamcı yorumlarda daha totaliter, otoriter ve despotik teokratik yönetim modelleri de olabilir.
Bunlar kişi ve grupların İslam’dan çıkarsadıklarıdır, indi yorumlardır.
Bu yorumların hepsi Şslam kaynaklı olsa bile İslam’ın bizatihi kendisi değildir. Kendisi olarak da tanımlanıp dayatılamaz.
İslam’ın bu tür siyasal yorumlardan birine indirgenmesi ve yalnızca bu yorumlardan birinin “İslami” olduğunun söylenmesi de İslam’a apaçık bir bühtan olduğu gibi birilerinin İslam’ı sadece DEAŞ yorumu üzerinden takdim etmesi de apaçık bir bühtandır.
Ezcümle:
“Demokratik İslam” tanımı her bakımdan yanlıştır, saçmalıktan öte bir şey değildir.
Demokrasi üzerinden İslam ne olumlanabilir ne aklanabilir ne yüceltilebilir.
İslam’ı kendi siyasetleri için kullanılabilir bir aparat olarak görenler varsa bilsinler ki bu proje tutmaz.
Bir yanda seküler sol-sosyalist değerleri yüceltme mücadelesi bir yanda İslam’ı kendilerince tanımlayıp kategorize ettikten sonra kullanma yoluna gitme siyaseti ters teper, biline!
(Etraflıca bilgi için bkz. Mehmet Metiner, Siyasi Erdemler Risalesi/Nebevi Siyaset, Sahi Yayınları.)