Kar esareti bitti derken, bu kez yağan karın temizlenememesiyle başlayan yeni bir esaretle karşı karşıyayız. Ağrı’da kış bitmiyor; sadece şekil değiştiriyor. Kar yağışı sona erdi ama ortaya çıkan tablo, bir şehre yakışmayacak kadar ağır ve düşündürücü.
Ne yazık ki Ağrı Belediyesi, bu sınavdan da geçemedi. Belediye Başkanı Hazal Aras ve Belediye Encümeni Mehmet Akkuş, kar yağışı sürecinde sınıfta kaldıkları gibi, kar temizleme konusunda da aynı başarısızlığı sürdürüyor.
Şehrin birçok noktasında çatılardan sarkan ve temizlenmeyen kar kütleleri, yaya güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. Kaldırımlar kullanılamaz halde. İnsanlar ya yolun ortasından yürümek zorunda kalıyor ya da adeta engelli parkurunu andıran bir şehir merkezinde hayatta kalmaya çalışıyor. Bu tablo yalnızca güvenlik sorunu değil; aynı zamanda ticari hayatı da felce uğratan bir durum.
Vatandaş yürüyemiyor, esnaf müşteriyle buluşamıyor. Yarın okullar açılıyor ama şehir buna hazır değil. Araç parkı sorunu büyüyor, yaya akışı neredeyse yok. Peki bu süreçte belediye ne yapıyor? Şehrin göbeğindeki ana caddeler bu haldeyken, yetkililerden biri çıkıp “Bu cadde neden böyle?” diye sorabiliyor mu?
Eğer şehir merkezinde durum buysa, ara sokakları, mahalle aralarını düşünmek bile istemiyorum. Çünkü manzara ortada: Ağrı şu anda bir rezalet yaşıyor. Bunu saklamanın, yumuşatmanın, başka kelimelerle ifade etmenin anlamı yok.
Dışarıdan gelen bir vatandaş, bu manzarayla karşılaştığında Ağrı’yı yaşanılmaz bir şehir olarak tanımlıyorsa, buna kim şaşırabilir? Oysa Ağrı bunu hak etmiyor. Ağrı insanı bunu hak etmiyor. Ağrılılar bu muameleyi hak etmiyor.
Yollar adeta göle dönmüş durumda. Belediye, birkaç noktada yapılan göstermelik temizlik dışında, şehrin kritik bölgelerinde bu süreci yönetemiyor. Karla mücadelede sınıfta kalan belediye, kar temizlemede de yine sınıfta kaldı.
Bu şehir bu kadar aciz olmamalı. Bu şehirde yaşayan insanlar bu kadar değersiz hissettirilmemeli. Eğer bu yükün altından kalkılamıyorsa, AFAD tecrübesine sahip bir valimiz varken, koordinasyon kurmak neden akla gelmiyor? Neden yardım istemek bir zayıflık gibi görülüyor?
Ama şunu net söylemek gerekir: Bu şehirde belediye başkanlığı görevini üstleniyorsanız, bu şehrin insanına zulmetmeye hakkınız yok. Ağrı’ya yakışan yapılmalı. Yapamıyorsanız, bunu yapabileceklerle birlikte hareket edilmelidir.
Çünkü Ağrı, bu rezaleti hak etmiyor.