Güncel

15 Temmuz'un Gecesi, Milletin Yazdığı Destan

O gece saatler ilerledikçe ekranlara düşen görüntüler sıradan bir kalkışmanın değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bağımsızlığına, milletimizin iradesine ve demokrasimize yöneltilmiş hain bir saldırının habercisiydi.

Bazı geceler vardır; takvimde yalnızca bir tarih değildir. Üzerinden yıllar geçse de hafızalardan silinmez, milletlerin kaderini değiştirir. 15 Temmuz 2016 da işte böyle bir gecedir.

O gece saatler ilerledikçe ekranlara düşen görüntüler sıradan bir kalkışmanın değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bağımsızlığına, milletimizin iradesine ve demokrasimize yöneltilmiş hain bir saldırının habercisiydi.

Gazeteci kimliğimle yıllardır sayısız olaya tanıklık ettim. Ancak 15 Temmuz gecesi yaşadığım duyguyu tarif etmek bugün bile kolay değildir. O gece haber merkezlerinde sadece gelişmeleri takip etmiyorduk; aynı zamanda milletimizin kaderine şahitlik ediyorduk.

Telefonlarımız susmuyordu. Her dakika yeni bilgiler geliyor, yeni görüntüler ulaşıyor, her haberin doğruluğunu büyük bir titizlikle teyit etmeye çalışıyorduk. Çünkü biliyorduk ki böylesine kritik anlarda doğru bilgi, en az vatan kadar değerlidir.

Sokaklardan yükselen tekbir sesleri, bayraklarını alarak meydanlara koşan vatandaşlarımızın kararlılığı ve tankların karşısına yalnızca imanını ve cesaretini koyan insanların vakur duruşu hafızama kazınan en güçlü kareler arasında yer aldı.

O gece şunu bir kez daha gördük:
Bu millet, söz konusu vatan olduğunda hiçbir hesabın, hiçbir tehdidin ve hiçbir ihanetin karşısında geri adım atmayacak kadar büyük bir millettir.

15 Temmuz yalnızca bir darbe girişiminin engellenmesi değildir.

15 Temmuz; millet iradesinin silaha üstün geldiği, demokrasinin tankları durdurduğu, bayrağın namluya galip geldiği tarihi bir direniştir.

Bugün geriye dönüp baktığımızda, o gece verilen mücadelenin sadece o günü değil, Türkiye'nin geleceğini de şekillendirdiğini daha net görebiliyoruz. Şehitlerimizin emaneti olan bu vatanı yaşatmanın yolu; milli birlik ve beraberlik ruhunu daima diri tutmaktan geçmektedir.

Biz gazetecilere düşen görev ise hakikatin yanında durmak, milletimizin ortak hafızasını gelecek nesillere doğru aktarmak ve tarihin hiçbir zaman çarpıtılmasına müsaade etmemektir.
Çünkü unutulan acılar tekrar yaşanır; hatırlanan destanlar ise milletleri ayakta tutar.

15 Temmuz'un yıl dönümünde; vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, kahraman gazilerimize sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum.

Allah bu millete bir daha böyle karanlık geceler yaşatmasın.

Unutmadık… Unutturmayacağız.

Nihat AYDIN
Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti Genel Başkanı