22 Eylül 2014 Pazartesi

Bin genç Kobanê'ye geçti

Muhalefet anayasa değişikliği derse HSYK teklifini dondururuz

Erdoğan: 17 Aralık Türkiye’nin demokrasi ve hukuk tarihine kara bir leke olarak geçmiştir

14 Ocak 2014 Salı 15:37
Muhalefet anayasa değişikliği derse HSYK teklifini dondururuz
 ANKARA - Başbakan Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada 17 Aralık'ta başlayan yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna ilişkin, "Biz diyorduk ki, dünyaya yönelik muasır medeniyetler seviyesine nasıl çıkaracağız buna yoğunlaşalım. Bütün enerjimizi buraya verelim, ama maalesef içerde de ister istemez buraya enerji harcamak durumunda kaldık. Biz bunları meydana çıkarmak durumundayız. Olayın aslı şu. Acırsanız acınacak hale gelirsiniz" dedi.

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

3 Aralık tarihinden bugüne kadar sizlerle bir araya gelemedik. Bu bir buçuk aylık süreç içinde

En ahlaksız darbe girişimine tevessül edildi. 17 Aralık Türkiye’nin demokrasi ve hukuk tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. 17 aralık komplosu, hazırlama şekli, uygulama aşaması diğer tüm darbe girişimlerini geride bırakmış, millete devlete yönelik ihanet hareketi olarak kayıtlara geçmiştir.

17 Aralık sabahı belli merkezlere baskınlar yapılıyor, gözaltına alınıyor. Bilgilendirme gereken sorumlular bilgilendirilmiyor. Yargı ve emniyet içindeki bir örgüt, tamamen gizli olarak yürüttükleri soruşturmaları, seçimlere 3,5 ay kala, manidar bir zamanda düğmeye basıyorlar. Geçmişi üç yıla kadar uzanıyor. Aklınız neredeydi? Bunu sormazlar mı? Demek ki burada niyet apaçık ortada.

İhanet projenin paydaşları da derhal harekete geçiyor. Malum medya, kendilerine servis edilen, gizlilik kaydı olan bu fotoğraf ve görüntüleri yayınlamaya başlıyor. Muhalefet, hükümete yönelik saldırılara başlıyorlar. Belli sermaye çevreleri harekete geçiyorlar. İçerde ve dışarda belli odaklar derhal harekete geçiyorlar. Şantaj çeteleri acayip çalışıyor. Dikkatinizi çekiyorum. Akşam olduğunda adeta soruşturma sorgu tamamlanıyor ve zanlıların tamamı, onlarla birlikte bakanlarımız, hükümetimiz suçlu ilan ediliyor.

Düşünebiliyor musunuz, 25 çuval gelecek, bu çuvallar mühürlü, açılmadan anında adım atılacak. Böyle bir şey olabilir mi? Bu işin nasıl yürüdüğü, nasıl yürütüldüğü çok açık net ortada. Sabah operasyon yapılıyor, 12 saat sonra infaz tamamlanıyor.

Zanlıların tamamı yakınlarıyla birlikte adeta linç ediliyor. Olaylar iki tane ayrı mahkemede yürütülüyor.

'Çok ağır bir linç hareketi'

Tam bir algı operasyonu. Hem içerden hem dışardan çok ağır bir linç hareketi. Her şey hazırlanmış. kimin nerede duracağı, hangi vazifeyi yerine getireceği tek tek belirlenmiş. Sosyal medyada operasyon başlatılmış. Medyada görevler verilmiş. Belli sermaye çevrelerine mesajlar gitmiş. Uluslararası kuruluşlara yalan yanlış bilgiler aktarılmış. Ekonomiyi etkilemek üzere, piyasalara kötümserlik pompalanmış. Maşa olarak kullanılan örgüt tüm taraftarlarını harekete geçirmiş. Bir anda itibarsızlaştırma girişimleri başlamış. İftira yalan tehdit korkutma sindirme şantaj, her ne varsa devreye alınmış.

'Yıllardır hazırlığı yapılan senaryo'

Yolsuzluk süsü verilerek bir anda Türkiye’de büyük bir belirsizlik oluşturmak için ne gerekiyorsa hepsi harekete geçirilmiş. Yıllardır hazırlığı yapılan senaryo seçime 3,5 ay kala devreye sokulmuş.

Burada gelişmeleri son derece soğukkanlılıkla takip ettiğimizi söyleyebilirim. Bu bizim için ilk değildi. Daha önce de yaptılar. Eğer biz telaşa kapılmış olsaydık onlara hizmet etmiş olurduk. Tedbirlerimizi aldık.

Ben bu kürsüden defalarca bu tür senaryolara dikkatlerinizi çektim. Muhalefetin umutsuz olduğunu, siyaset dışı odakların umutsuz olduğunu, bu çevrelerin çirkin eylemlerin içine gireceğini defalarca hatırlattım.

Sandıkta Ak Parti ile rekabet edemeyeceklerin anladıkları çok çirkin yollara tevessül edeceğini ifade ettim. 17 Aralık bu çirkin tezgâhın tezahür ettiği tarih oldu.

'Millet tuzağı gördü'

Bu tezgahı yapanlar birkaç yerde yanlış yaptılar. Birincisi milletin seçilmiş hükümete yönelik muhabbetini hesaba katamadılar. Kamuoyu algısını esaret almaya yönelik yoğun operasyonlara rağmen, aziz milletimiz tuzağı gördü. Bu tuzağa karşı tavrını çok net olarak ortaya koydu.

17 Aralık sonrasında, Samsun, Ünye, Ordu, Görele, Giresun, Trabzon, Sakarya, Manisa ve ilçelerinde, İzmir’de, Ankara ve İstanbul’da halkımızın normalin üzerinde çok çok farklı bir heyecanla desteğine şahit olduk.

Yapılanın bir komplo darbe girişimi olduğunu gördüler ve Allah onlardan razı olsun hepsi de yüreklerini ortaya koydular.

Yolsuzluk iftirasıyla hükümeti yıpratalım derken, bazı hesaplarını da görmek istiyorlardı. Bir taşla acaba kuş katliamı yapabilir miyiz diyorlardı. Türkiye üzerine kimin ne hesabı varsa, bu operasyonun içine dahil ederek arzularını yerine getirmeye çalıştılar.

'Mavi Marmara'nın intikamını alalım dediler'

Türkiye’nin ekonomisini de alt üst edelim dediler. Faizleri yükseltip kazanalım dediler. Enerji politikalarını sarsalım dediler. İstikrarlı büyüyüşü engelleyelim dediler.  Mavi Marmara’nın, İran’da Irak’ta ilkeli dış politikanın intikamını alalım dediler.

Dünyada artık sesi çok çıkan, itibarı her geçen gün artan Türkiye’nin yükselişini durduralım dediler. Millî birlik ve kardeşlik surecini bozalım, yeniden gençlerin ölmesini ve öldürmesini sağlayalım dediler.

Bir tek operasyon paketinin içine kirli niyeti koydular ve işte o tuzak ayaklarına dolaştı.

Bize dış mihrakları soruyorlar. Allah aşkına soruyorum, bu operasyon eğer başarıya ulaşmış olsaydı, kazanan kim olacaktı? Bu operasyondan Türkiye’nin aziz milletimizin kazanacağını iddia edecek bir tek aklı selim sahibi bulabilir misiniz?

Faiz silah savaş lobilerinin kazanacağı operasyonun yerli olabilme ihtimali var mıdır? Bu operasyon milli olan ne varsa ona kast etmiştir.

Milli iradeye kast etmiştir. Halk banka kast etmiş, dolayısıyla milli bankamıza kast etmiştir. Milli çıkarlarımıza kast etmiştir. Kardeşlik sürecimize

MİT’e kast etmiştir. Bu ülkenin milli istihbarat teşkilatı, Türkmen kardeşlerimize yardım götürülürken Adana’dan bir savcı bunu engellemek için elinden geleni yapıyor. Dünyanın hiçbir yerinde bir yargı mensubunun, kendi ülkesinin istihbarat mensubuna hasmane tutum olduğu görülemez.

Reyhanlı’daki olaylar olduğu zaman, bu beyefendi Adana’da kalkıp Reyhanlı’ya gitmemiştir. 7 gün senin aklın neredeydi? Niye gitmedin oraya? Sormazlar mı? Ben buradan hatırlatıyorum. Hadi buyurun ilgili olanlar bunu incelesinler.

Bir ülkenin istihbaratının düşmanı harici düşmanlardır dahili değil. Hasmane tutum kesinlikle milli olamaz. Bir savcı Adana’dan kalkıp Hatay’a geliyorsa, o savcı yasaları çiğnemiştir. Açıkça söylüyorum, kendi ülkesine değil ülkesinin düşmanlarına maşalık etmiştir.

Neden yapıyorlar bunu? Milli kurumları neden hedef alıyorlar. MİT’in yasasına baktığınız zaman 26’ncı madde çok açık net ortadadır.

Uluslararası kirli odakların elinde oyuncak olmuş bir örgüt, adeta efsunladığı mensupları kendi ülkeleri aleyhine gönderiyorlar. Siz kimsiniz ki MİT’e karşı düşmanca tavra giriyorsunuz?

Bir savcı çıkoıp sadece iddialar üzerinden demokrasiyi katletme, ekonomiyi durdurma cüretinde bulunabiliyor. Bugün artık geçmişte bazı yargılamalarında üzerinde çok büyük soru işaretlerinin oluştuğu görüyoruz. Sahte ihbar mektuplarıyla, tasarlanmış ve ayarlanmış yargı mensuplarıyla insanların nasıl mahkum edildiklerini belirgin şekilde görebiliyoruz.

Ben yargının tümünü asla zan altına alamam. Bunun içinde yürütme de var. 17 Aralık’tan bugüne kadar devletin kurumları içinde nasıl bir çark kurulduğu, net olarak ortaya çıktı. Göreceksiniz bundan çok daha fazlası ortaya çıkacak.

'Acırsanız acınacak hale gelirsiniz'

Biz diyorduk ki, dünyaya yönelik muasır medeniyetler seviyesine nasıl çıkaracağız buna yoğunlaşalım. Bütün enerjimizi buraya verelim, ama maalesef içerde de ister istemez buraya enerji harcamak durumunda kaldık. Biz bunları meydana çıkarmak durumundayız. Olayın aslı şu. Acırsanız acınacak hale gelirsiniz.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    ÇÖZÜM SÜRECİNİ DESTEKLİYOR MUSUNUZ?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    KARİKATÜR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV

    banner30

    banner9