Son bir haftadır HDP cephesinde yaşananlar bir stratejimi yoksa tükenmişlik sendromunun belirtileri mi bilmiyorum ama benim ne anladığımı sizinle paylaşmak isterim.

Belki Ak Partinin encümenler üzerinden biraz daha yıpranmasını beklemek yada aday bulmakta çektikleri sıkıntı yüzünden halen daha resmi olarak adayını açıklayamayan HDP  tabiri caizse çarşıya pirince giderken evdeki bulgurdan oldu. Önce Taşlıçay sonrasında ise Diyadin ve Ağrı adaylarında yaşanan sıkıntılar alışılmadık bir durum olduğundan bizleri şaşırttı. Herkes Ak Parti encümen listeleriyle beraber bir kıyametin kopmasını beklerken kıyametin büyüğü HDP adayları üzerinden koptu. Bu sadece adaylar üzerinden kopan kıyamet varın encümenlikler için HDP de kopacak kıyameti siz tahmin edin.

Taşlıçay ve Diyadin adaylarının çekilmesi, Ağrı merkez için ismi geçen adaylara oluşan tepki Ak Partide var olduğu söylenen huzursuzluktan daha büyük bir huzursuzluk gibi görünüyor. Belki HDP li arkadaşların hoşuna gitmeyecek ama şunu bilmeleri lazım HDP ütopyanızdaki parti değil o da sonuçta bir siyasal parti. Bu durumu Ak Parti için rant ve çıkar kavgası diye yorumlayan HDP tarafının kendi durumlarını demokrasinin gereği, çok seslilik ve çoğulculuk gibi gösterip aklımızla alay etmeleri muhtemeldir.

HDP’nin içinde bulunduğu bu durum Ak Parti için hayırlı olmasından ziyade Ak Parti encümen listelerinin açıklanmasından sonra küsmesi muhtemel kişilerin HDP’yi sığınacak bir liman gibi görülmesinin de önünü kesmiştir. Hatta daha rahatlıkla söyleye bilirim ki bu durum Ak Partinin zorla da olsa kenetlenmesine zemin hazırlamıştır.

Kabul etmeseler de Ağrı Merkez için HDP de işlerin bu noktaya gelmesinde Ak Parti tarafından Savcı Sayan isminin açıklanmasının etkisi büyüktür. Kızmasınlar ama ’Ne Yaptıysa Savcı Yaptı’ yeni slogan olabilir.

HDP nin bu durumu bazı Ak Partilileri de mağdur etti, en azından 31 Mart sonrası kimse Genel merkeze gidip ben size demiştim diyemeyecek ve yukarda dediğim gibi artık bazıları için sığınacak bir liman yok.

Süreç daha çok var 57 gün uzun bir zaman bu yazdıklarım bu gün için geçerli. İlerleyen zamanda da pek bir şey değişeceğini zannetmiyorum. Ama siyaset bu hep beraber göreceğiz.

Aklıma geldikçe ve gerek duydukça sizlere yazmaya devam edeceğim. Lütfen sıkılmayın.

Dostça kalın…

 

HABERE YORUM GÖNDER

Please enter your comment!
Please enter your name here